Isadami Orhan Akdağ / Din(l)i-Yorum

Tarih 07.02.2006 Konu Basligi Hem kar hem kâr yağgıiyor
Muhterem Kardeşslerim!

Güncel olmasıi hasebi ile de ilk yazıimıi Allâh'ıin izni ile bu konuya ayıirmak istiyorum.
Kar aynıi zamanda da bir ilâhi mûcizedir şsöyleki;
Rabbimizin emri ile göklerden süzülerek üzerimize inen bu (sayıisıinıi yalıinıiz onu yaratan ve indiren bilir) kar taneleri dünyanıin bu konuda en bilgin ilim ve bilim adamlarıinıin tesbitine göre gerek şsekil, gerekse ağgıirlıik bakıimıindan hepsi aynıi gibi gözükse de hiç birbirlerinin aynıisıi olmamasıi ve birbirlerine benzememesidıir. Allâh(c.c.)meleklere akıil vermişs, şsehvet vermemişs,Hayvanlara şsehvet vermişs akıil vermemişs. Ama insanoğgluna her ikisin, de vermişs. İInsan şsehvetini ihmal eder, yalnıiz aklıinıi kullanıirsa melekleşsir, İInsandan istenen bu değgil. Aklıinıi ihmal eder, şsehvetini öne alıirsa Kur'ân-ıin ifadesiyle (belhum adal)hayvandan da aşsağgıi olabilir. İInsan dan istenen bu da değgil. İInsandan istenen her iki özelliğgini de diri tutmasıi çalıişstıirmasıidıir. Nasıil ki bir cambaz ipte oynarken elindeki denge değgneğgine dikkat etmesi gerekiyorsa insan da ikisini de Rabbimizin emri doğgrultusunda kullanmakla yükümlüdür.
Cenâb-ıi Allâh Kur'an-da "Göklerde ve yerde nice mûcizelere/ayetlere uğgrarlar da yüz çevirerek geçip giderler" (Yusuf süresi 105) buyuruyor. Aynaya baktıiğgıimıizda gören gözlerimiz, elimiz, dilimiz, gördüğgümüz ve tattıiğgıimğgz her şsey birer mûcizedir. İIşste Rabbimiz mûcizelerini gösteriyor ve bir anda dünyanıin yarıisıinıi karla kaplayıiveriyor. Her tarafa kar, karla beraber kâr yağgıiyor.
Beyaz çiçeklerin neslinin devamıi için toprağga attıiğgıi tohumlarıi kurttan kuşstan koruyan, erken açıilıip kıirağgıi vurmasıin diye tohumlarıi pamuk gibi sarıip sulayan kar yağgıiyor. Ağgaçlara yük olan kuru dallarıi, dallarıi kemiren kurtlarıi kıiran kar yağgıiyor. Rüzgarlar fıirtıinaya, sular sele dönüşsür, zarar verir gibi olursa da dünyadaki bütün ormanlarıin çürüyen, kuruyan dallarıinıi fıirtıinalar budayıiverir. Mevcut mahsüle zarar verir gibi gözükür ama getirdiğgi tâze ve tabiî gübrelerle birkaç sene mahsülün bereketli olmasıina sebep olurlar. Kar kirlettiğgimiz karalarıi ağgartıiyor. Kâtillerin ve hirsıizlarıin bile izlerini kapatıiyor, yüzlerini kara çıikarmıiyorki bir nevi "insanlar da başskalarıinıin yüzlerine kara çalmasıinlar" diyorlar. Bizler kar dan örnek alarak ak süt gibi pak düşsünclerle hareket edelim. Arabasıi yolda kalan,uçak kalkmadıi diye proğgramıina yetişsemeyenler karıin yağgıişsıinıi, "facia,azap, çile ve dehşset" diye ifade etseler de, damarlarıindaki kan, ayaklarıindaki gön (ayakkabıi) sıirtlarıindaki yün o karıin suladıiğgıi sebze, meyve ve hayvanlardann gelir. Dünyanıin bütün devletleri bir araya gelseler bir damla yağgmur bir tane kar üretemezler, hatta yağgan yağgmur ve karıi durduramadıiklarıi gibi dünyayıi sulayacak depolar da yapamazlar.
ŞSu günlerde gerek Yüce Peygamerimiz Hz. Muhammed (SAV) gerkse İIslâm dini aleyhinde yeryüzünün her tarafıinda kasıirgalar çıikartanlar, tozu dumana katanlar bilsinler ki, fıirtıinalar derinliğgi olmayan sandallarıi batıirıirlar. Ama bu fıirtıinalar Hz. Nuh'un gemisi gibi İIslâm gemisine binenlerin hıizıina hıiz katar.Kardan adam yapalıim ama güvenmeyelim. Çunkü güneşsi görünce kardan adam yok olur. Peygamberimizin (SAV) "Komşsusu aç iken tok yatan, hakiki mu'min değgildir" Hâdis-i ŞSerif-ini hatıirlayarak dost halkasıina katıilalıim da böylece karıi kâra çevirelim.
Bu gün, eğger dıişsarıida kar, içeride yâr, sobada odun, kilerde un varsa hemen dıişsarıi çıikalıim ve bacasıi tütmeyen, çocuklarıi ve ihtiyarlarıi soğguktan titreyen en az bir ev bulalıim ve onlarıi yârânıimıiz arasıina alalıim. Böylece işste kardeşslerim düşsmanlıiğgıi yâra, karıi da kâra dönüşstürelim.

Bir sonraki yazıima kadar Allâh'a(c.c) emanet olunuz.

Selâm ve Dua ile
----------------------------------------------------------------
Tarih 15.02.2006 Konu Basligi Ahsen-i Takvim
Muhterem kardeşslerim!

Bugün sizlerle kendimizi ve Yaratanıimıizıi tanıitacak bir kunu ile buluşsuyoruz. ŞSöyleki:

Cenâb-ıi Hak "Muhakkak ki biz insanıi Ahsen-i takvim (en güzel bir surette) üzere yarattıik Buyuruyor. (95. Süre Tin)
Takvim kelimesi kıivam'la aynıi köktendir. Yâni insan en güzel bir karıişsıim ve kombinasyonda yaratıilmıişstıir. İInsanda bulunan her kâbiliyet, duygu organ, şsekil mânâ, ruh vs. hepsi olmasıi gereken şsekilde yaratıilmıişstıir. Bu mükemmel kıivam'dan neyi çıikartıirsanıiz o eksik kalıir. Her şseyden bir tane daha koyarsanıiz fazla olur. İInsan mahlukâtıin en şsereflisidir. Bundan dolayıi Allâh'ıin yeryüzünde vekilidir, halifesidir. Bu anlamda , onda bitkiler, hayvanlar ve cansıiz sandıiğgıimıiz varlıiklar dünyasıindan da izler vardıir.
Aziz kardeşslerim.
ŞSimdi şsöyle bir kendimize bakalıim. Erkeğgin dudağgıinıin üzerinde bıiyıik var. Peki bu kıillar neden dilimizin üstünde yok?. Sakal erkeğgin yüzünde çıikıiyorda niçin kadıinıin yüzünde çıikmıiyor?. Elimizdeki parmaklarıimıiz neden hepsi aynıi uzunluklarda değgi, çünkü bir şsey tutmak istediğgimiz zaman hepsi bir araya gelmekte ve tutabilmekteyiz. Neden kemikten yapıilan dişslerimiz , bir nevi kemik olan tıirnaklarıimıiz gibi iki de bir büyümemektedir?. İIşste kardeşslerim bu misalleri çoğgaltabiliriz. Koltuğgumuzun altıindaki kıillar elimizin içinde çıiksaydıi, mîdemiz bulanıir, ekmek yiyemezdik. Allâh ne yapmıişs ve yaratmişssa bu güzeldir. Elimizin içine bakalıim. Sağg elde 18, sol elde 81 yazıilıi (Arapça rakamlarla). Bu ikisinin toplamıi,99 Esmâ-i Hüsna'ya ( Allâh'ıin güzel isimleri) işsaret. 18 büluğg (ergenlik) çağgıinıin biraz ilerisi. 81 insanlıiğgıin yaşs ortalamasıinıin biraz ilerisi. 81-18 = 63 Yüce Peygamberimiz ve daha nice Ashâb'ıin ahirete irtihal ettikleri yaşs hatta aynıi zamanda da insanlıiğgıin yaşs ortalamasıidıir. Yüce Mev'la-mıiz meyve içerisindeki çekirdekten -ki işse yaramayan maddedir, atıilıiyor - koskocaman ağgaç yaratmaktadıir. Aynıi Rabbimiz insanıi en işse yaramayan meni'den yaratıiyor. (Alak Süresi 2) Hatta bügün ilim adamlarıi hayrette kalarak " eğger ana rahminde milyonda bir hata yapıilsaydıi bebeğgin gözleri ayaklarıinıin altıinda olurdu " diyerek bu hârika yaratıilıişsıin tesadüfi değgil bir eşssiz sanatkârıin sanatıi olduğgunu itiraf etmekten başska çareleri kalmamıişstıir. Yine Astronomi ilmiyle üğgraşsan ilim adamlarıi "Eğger dönmekte olan şsu Dünya'mıiz güneşse bir milimetre yaklaşssa dünyamıizdaki bütün sular buharlaşsarak yok olacak ve hayat tamemen duracak, ve eğger dünyamıiz güneşsten bir milimetre uzaklaşssa bu seferde her şsey kas katıi donacak yine bie hayat kalmayacatıi" demektedirler. Millî şsairimiz Mehmed Âkif Ersoy'un: İImân ki ilâhi bir nur'dur ne büyüktür / İImansıiz olan paslıi yürek sîne'de yüktür" diyerek yaratanıi tanıimayıi ve ona ıinanmayan kalb'in paslandıiğgıinıi ve vucutta artıik bir yük olduğgunu belirtmektedir. Rahmetli Üstâd Necip Fâzıil da " seni aramam için beni uzağga attıin / Âlemi benim, beni de kendin için yarattıin" demektedir. Demek ki abes ve fuzuli işs yaratmıiyor. En menfaatsiz şseylerden en menfaatlileri yaratma kanunu var. Artıik buna kıiyas eyleyelim. Niçin bu böyle, şsu şsöyle diye itiraz etmeyelim. Ahsen-i takvim, her hâli, tavrıi, eda ve mahiyetiyle en mükemmel örneğgi Peygamber Efendimiz (s.a.v) dir. O'nun sünneti seniyesine uyan insan "ahsen-i takvim" sıirrıinıi yakalamıişs, mânâyıi yaşsamıişs ve yaşsatmişs olur.

Cenâb-ıi Hak kendimizi ve kendisini bilmeyi hepimize nâsip eylesin hepimizin yâr ve yartdıimcıisıi olsun inşsâ-Allâh.

Bir başska konuda buluşsmak üzere Allâ'a emanet olunuz aziz kardeşslerim.

Selam ve Dua ile.
----------------------------------------------------
Tarih 14.05.2006 Konu Basligi Kutsal Mekân : Aile

Aile lûgatlarıimıizda; "1. Nesep ve evlilikle bir araya gelmişs bir çatıi altıinda bulunan topluluk. Ekseriye ana, baba, çocuklar ile büyük ana, büyük babadan müteşsekkildir. 2. Ev halkıi. 3. Bir kimsenin beslemek ve bakmakla yükümlü olduğgu fertlerin bütünü.4. Eşs, hanıim. 5. Aralarıinda kanbağgıi bulunanlarıin tamamıi, soy. 6. En yakıin akraba. 7. Aynıi gayeye yönenenler topluluğgu. 8. Dil, hayvan veya bitgi topluluğgu" diye tarif edilmektedir.
Yazıimıin başslıiğgıinda da görüldüğgü üzere Aile çok mânâlıi ve aynıi zamanda da bir kutsal Mekândıir, zira Yüce Kitâbıimıiz Hazreti Kur'an-ıi Kerim aile düzeninden en az 197 Âyet-i celilede bizlere öğgüt,hedef ve örnekler vermektedir. Bunlar arasıinda aşsağgıidaki sûre ve âyetlerden şsu belirtilen konularda ilham almak mecburiyetindeyiz; Aile ahlâkıi,(Nisâ 3,4,129, Nur 22, Ahzâb 55) Aile reisinin sorumluluğgu,Meryem 55, Tâ-Hâ 132, Tahrim 6) Ailenin sevgi ve huzur yuvasıi olduğgu,(Rum 21) Ailede barıişs, (Nisâ 188) Akrabalıik bağglarıi, (Bakara 83,177,215 Nisâ 1, 36 Tevbe 23, Hûd 45, 47 Ra’d 21,25 Nahl 90, İIsrâ 26, Nur 22, Rûm 38 Muhammed 22) ana-babaya itaat (isra 23,24,=Anne Babaya ‘’ Öf’’ bile dememek. Ankebut 8, Lokman 14,15 Ahkaf 15) boşsanan eşslerin çocuklarıinıin bakıimıi (Nisâ 35, 128. Talâk 6, 7) boşsanma ve usûlü (Bakara 227-231, Nisâ 130, Mümtehine 10, 11, Talâk 1, 2) Çocuklarıin bakıimıi ve emzirme süresi ( Bakara 233, Lokman 14, Ahkâf 15, Talâk 6, 7) Erkek ve erkek haklarıi(Bakara 187,228,233 Nisa 34) Eşslerin anlaşsmazlıiğgıi halinde hâkem (Nisa 35) Evlenilmesi helal olan kadıinlar (Maide 5) Evlenilmesi yasak olan kadıinlar (Nisa 22,24) Hayıiz hali =( Kadıinlarıin adet görmesi aybaşsıi, ayhali) (Bakara 22) İIddet süresi=(Boşsanma veya kocasıinıin ölmesinden dolayıi yeniden evlenecek kadıinıin beklemesi gereken süre) (Bakara 228,235, Ahzâb 49 Talâk 1,4) İIyi ve kötü kadıinlar (Nisa 34) Kadıin ve kadıin haklarıi (Bakara 187,228,229,232,233,237,282 Âl-i İImrân 14 Nisa 1,4,7,11,12,19,20,21,24,25,33,34,127,128176 A’raf 189 Rûm 21 Ahzâb 28-34 Zûmer 6, Ahkaf 15, Mûmtehine 12, Teğgâbun 14) Mehir=(Nikâh esnasıinda erkeğgin hanıimıina verdiğgi veya vermeyi kabul ettiğgi mal veya para. Vâcibdir) (Bakara 229,237 Nisa 4 20-25)Tesettür=Örtünme (A’raf 26,31,32, Nahl 5,81, Nûr 31, 60 Ahzâb 35, 59,) Zîna iftirasıi ve cezasıi (Nûr 4- 6, 9, 23-26) Zînadan korunmak (İIsrâ 32, Nûr 30,31, Furkân, 68) Zînanıin ispatıi(Nisâ 15,Nûr 6-9)

İIslamda evlenmenin hükmü üç kıisıimdıir: Vacip, sünnet ve mübahtıir.
1- Bir kimsenin şsehveti galebe çalıip günaha girmekten endişse ederse evlenmesi vaciptir.
2- Bir kimse şsehvet hissine sahip olur, fakat iradesi kuvvetli olduğgundan günaha girmesi söz konusu olmazsa maddi durumu müsaid olduğgu takdirde evlenmesi sünnettir. Peygamber (sav) şsöyle buyuruyor: "Ey gençler cemaatıi! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan en çok çevirici ve ıirzıi en ziyade koruyucudur. Evlenmeye gücü yetmeyen oruç tutsun. Çünkü oruç onun için şsehvet kıirıicıidıir" (Buhari, Müslim). İImam-ıi ŞSâfii (ra) şsöyle buyuruyor: "İIradesi kuvvetli olduğgundan harama girmekten endişsesi olmayan kimsenin evlenmeyip ibadetle meşsgul olmasıi daha iyidir. Çünkü Cenab-ıi Allah Kur'an-ıi Kerim'de Hz. Yahya'yıi "Hasun" –kadıinlara karıişsmayan- kelimesiyle meth ve sena ediyor."
3- Bir kimse yaşslıi veya cinsi iktidarıi zayıif olursa evlenmesi mübah ise de, evlenmemesi daha iyidir. Çünkü evlenme gereğgi olmadıiğgıi halde ağgıir bir yük altıina girmişs olur (al-Müğgni li ibn Kudame).

Evlilik fıitri bir hâdisedir ve Allâh’ıin emridir. Bu sebeple Kur’an ‘’Aranıizdaki bekarlarıi evlendiriniz, eğger yoksul iseler Allâh lutfuyla onlarıi zenginleşstirir’’ (Nur 24/31) buyuruyor. İIki cihan da önderimiz olan Peygamber Efendimizde (SAV) ‘’Evlenen insan dininn yarıisıinıi korumuşs olur, yarıisıi için de Allâh’ dan korksun’’ buyurmaktadıir. Çünkü evlilik meşsru bir şsekilde yaşsamanin en erdemli yoludur. İInsanlarıi kötü yollara düşsmekten alıikoyan evlilik, eşsleri maddi ve mânevi anlamda koruyan bir elbise durumundadıir. (Bakara 187) Bunun için evlilik nâmuslu olmak, nefsi haramdan korumak için bir sıiğgıinaktıir. (Nisâ 24-25) Tek başsıina bir anlam ifade etmeyecek olan insanıin ‘’En güzel bir biçimde yaratıilan =Ahsen-i Takvim (Tin sûresi) (Bu başslıik altıindaki - www. Bogazköy Sariyahsi. com - yazıimıiza bakabilirler ) bir varlıik olmasıi, neslinin devamıi ile doğgrudan orantıilıidıir. Allâh insanıi meşsru ve neslini devam ettirecek bir şsekilde yaratmıişstıir. Evlilik , aynıi zamanda insan olmanıin ötesinde bir zorunluluktur. İInsan hem kendini hem de diğger cinslerini düşsünmek ve ona göre hareket etmek zorundadıir. İIlk insan ve ilk Peygamber olan Hz. Âdem ve Hz. Havva’nıin kurduğgu aile medeni bir ailedir. Kendisine Allâh tarafıindan Suhuf (Sahifeler) verilen insanıi başska türlü düşsünmek mümkün değgildir. Sosyologlarıin tarihin herhangi bir diliminde ilkel bir biçimde çoğgaldıiğgıinıi varsaydıiklarıi aile ile, Hz. Âdem ve Havva’nıin oluşsturduğgu aileyi birbirine karıişstıirmamak gerekir. Çünkü sosyologlarıin sözünü ettiğgi aileye, insanlıik tarihinin herhangi bir diliminde rastlamak mümkündür.
Aileyi anne, baba ve çocuklardan meydana gelen bir topluluk olarak tanıimlamak biçimsel bir tanıimdıir. Aileyi kan bağgıinıin ve cinselliğgimn ötesine götürmek gerekir. Çünkü ailenin en önemli yanıi mânevi bir özelliğge sahip olmasıidıir. Bu anlamda aile sadece insanlıiğgıin değgil aynıi zamanda milletlerin ve medeniyetlerin temel harcıidıir.

Kur’an-da “Kaynaşsmanıiz için kendi cinsinizden eşsler yaratıip aranıizda sevgi ve merhamet peydâ etmesi O’nun varlıiğgıinıin delillerindendir.Doğgrusu bunda, iyi düşsünen bir kavim için ibretler vardıir” (Rûm sûresi Ayet 21) buyuruluyor. İInsanıi yoktan yaratan onun ihtiyaçlarıinıin neler olduğgunu bilmekte ve bildirmektedir. Bu sebeple insanlara arasıinda sevgi ve merhametin meşsru zeminde oluşsabilmesi için “Aile’ye ihtiyaç vardıir. İInsanıi he türlü tehlikeden koruyan en önemli sıiğgıinak Ailedir. Bunu hem eşsler hem de çocuklar açıisıindan ayrıi ayrıi düşsünmek mümkündür.

Ailenin başska bir özelliğgi de dünya ve âhiret birlikteliğgidir. Evlenen eşsler geçici bir süre için bir araya gelmemekte, bilakis ebedi birlikteliğgi gerçekleşstirmek için birbirleri ve Aile için her türlü fedakarlıiğgıi göğgüslemektedirler. Her iki cinsin birbirlerine “Dünya ahiret benim eşsimsin” anlayıişsıinda birleşsmeleri evliliğgi kutsallaşstıirmakta ve ebedileşstirmektedir. Bunun için Hz. Peygamberimizin (sav) “ Evlenirken yani kendinize eşs seçerken dindar olanıinıi seçiniz” (Buhari, Nikâh.15) uyarıisıi, medeniyet merkezli bir uyarıidıir. Çünkü ancak medeni insanlar “insani değgerler”le birbirlerine bağglıidıirlar. Aksi halde birtakıim bahaneler, maddi zevkler evliliğgi kıisa bir zaman sonra sonlandıirıir.
Ailenin mayasıi sevgidir. Eğger ailede iman (sevgi) temel alıinmazsa dünyanıin cenneti olan aile hayatıi (maalesef zamanıimıizda olduğgu gibi) cehennem hayatıina döner. İImanıin temel alıindıiğgıi müslüman aile anlayıişsıi kendine özgüdür. Bu ailede insan annesinden, babasıindan, halasıindan, teyzesinden, dayıisıindan ayrıi kalsa bile kendisini bunlardan ayrıi görmez, maddi ve manevi bağglarıinıi tamamen koparamaz. Mesela teyzeyi anne, amcayıi baba hükmünde görür. Bu bağglamda sıila-i rahim (Akrabalardan ilişskiyi kesmemek) akrabalar arasıindaki iletişsimin en önemli göstergesidir.
Aileyi ekonomik bir birliktelik olarak görmek (Batıi toplumunda olduğgu gibi) imanî duyarlıilıiğgıi olmayanlarıin belli noktalarda kesişsmeleri müslüman aile anlayıişsıina bir zarar veremez. Çunkü her ne olursa olsun aile de aslolan insanıin fıitratıina uygunluktur. Yaratıicıimıizıin kanununa göre evliliğgin en önemli özeliklerinden biri eşslerin ailede “huzur ve saadet” bulmasıidıir. Bunu maddi ve manevi anlamda düşsünmek gerekir. Ruhlarıin imtizaçıi (bağgdaşsma,kaynaşsma) denen bu hâdiseye göre, artıik onlar ayrıi ayrıi insanlar değgil, birleşsmişs bir bütündür. Zâten eşsler huzur ve saadet bulamıiyorlarsa buna evlilik değgil bâzıi sebeplerden dolayıi zorunlu olarak birarada bulunmalarıi denir.
Tekrar ediyorum. Ailenin mayasıi sevgidir, sevginin yeri de kalbdir. İInsan kalbi zora gelmez. Zorla kalp istemezse hiç bir şseyi ve hiç bir fâni ıinsanıi sevemez, sevdiremezsiniz. Eğger sevgi ve saygıi yoksa, ne ile zorlanıirsa zorlansıin bu Kutsal Mekân’ıi ayakta tutmak mümkün değgildir ve bu Mekân maalesef yıikıilmaya mahkümdür. Aile olmayıincada millet, millet omayıincada aile ayakta duramaz. Bu günlerde Avrupa birliğgi gibi oyunlarıin arkasıinda sinsice bu müslüman milletin en kutsal değgerlerinden olan Aile yıikıilmak istenmekte ve böylece geçmişste bizleri savaşs meydanlarıinda esir edemeyen zihniyet bu Kutsal Mekân’ıi yıik(tıir)makla bu Yüce milleti oyuna getirmek istemektedir. İInşsa-Allâh bu millet bu oyuna gelmeyecek, bin yıildıir yıikamadıiklarıi bu Mekân yıikıilamayacaktıir. İIslâm ŞSairimiz Mehmed Âkif Ersoy’un dediğgi gibi:

Âsıim’ıin nesli diyordum ya nesilmişs gerçek,
İIşste (Çanakkalede) Nâmusunu çiğgnetmedi, çiğgnetmeyecek..

Türk Milletinde özellikle İIslamlaşsmadan sonra aile kavramıi çok önemli ve gerekli bir yer arz eder. Aileler olmazsa milletin, milletin olmazsa insan varlıiğgıinıin yok olacağgıi insanlıik tarihinin bir tecrübesidir. Aile ve evliliğgin insan hayatıina sayıisıiz olumlu katkıisıindan dolayıidıir ki Evlilik kutsaldıir, aile önemli müessesedir denilmişstir…Maalesef içerisinde bulunduğgumuz ve modern çağg denilerek ailesiz ve evliliksiz yaşsamayıi öngören anlayıişs ailemizin içine yerleşsirse olağganüstü ağgıir zararlar içeren toplumsal sorunlarla karşsıilaşsabiliriz… İInsanlıiğgıin kurtuluşsu olan İIslam dini de yukarıida da belirttiğgim gibi, gençlerin erkenden evlenmelerini ve evlilikle diğger yollardan cinsel ihtiyaçlarıinıin karşsıilanmamasıi gerektiğgini öngörmüşs, bu doğgrultuda davranan İIslam ülkelerinde ailenin düzeni ile birlikte huzur, asayişs rahatlıik ve mutlu bir hayat hâkim olmuşstur.
İIslam dini Müslümanlarıin mümkün olduğgunca çocuk sahibi olmasıinıi telkin ediyor… Çocuklar nesillerin ve dinimizin devamıi için vazgeçilmez bir fıirsattıir… Onlar milletimizin dinimizin yarıinlarıina taşsıiyıicıisıidıir. Evlilik dıişsıi cinsel ihtiyaçlarıin karşsıilanmasıi sonucu doğgacak anasıiz babasıiz çocuklar yetişsme şsartlarıindan kaynaklanarak topluma bıirakıin faydasıinıi zararıi olabilir. O çocuğga da anneye babaya da yazıik edilmemesi için meşsru aile ortamıinda çocuklar herkese ve kendilerine faydalıi olurlar… Her çocuk rıizkıi ile doğgar… Onun rıizkıi Allah tarafıindan hazıirlanmıişstıir… Bir kurdu dahi elmanıin içinde peyda eden Allah elbette ki o
çocuğgun bereketini gönderecektir. Bu asla akıillardan çıikarıilmamalıidıir. Çocuk bereketin sembolüdür. Maddi durumu bahane ederek çocuk yapmayan aileler sonsuza kadar bunun nimeti sevabıi ve
bereketinden mahrum olurlar. İInsanlıiğgıin medar-ıi iftiharıi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) ’’ümmetimin çokluğgu ile övüneyim’’ diye mü’minleri bol çocuklu olmaya çağgıirıiyor… Bu sese her Müslüman tarafıindan kulak verilmeli ve Müslümanlarıin sayıisıi dünyada artmalıidıir. Her engellenmişs çocuk yaşsam hakkıi elinden alıinan çocuk soykıirıima maruz kalmıişs kadar acıilıidıir. Çok çocuklu ailelerle birlikte çocuklar sosyal hayata önce kardeşsleriyle atıilıirlar. Kardeşs sayıisıi fazla olan ailelerde küçük kardeşsler büyüklerini taklit ederek onlarıin deneyimlerini alarak daha fazla birikime sahip olurlar. Birikim deyince ailelerde büyük annelerin dedelerin var olmasıi çocuklara bir ömür boyu edinilen tecrübelerin aktarıilmasıi demektir. Dede babadan daha fazla çocuğga eğgitim verebilir. Ama maalesef günümüzde bu olanaklardan pek az aileler faydalanmaktadıir. Daha 50 yıil öncesine kadar hep dedeler ninelerle birlikte yaşsayan çocuklar tecrübelerden günümüz güya modern hayat tarzıinda faydalanamamakta, hayatıin zorluklarıinıi şsaşskıinlıikla karşsıilayarak, mutsuzluğga sürüklenmektedir.

Bir de mümkün olduğgunca çok aileler kendilerini yalnıiz hissetmeye başslamıişslar, böylece sorunlarıi yalnıiz başslarıiyla katlanmak durumunda kalmıişslardıir. Hayatıin müşsterek yaşsantıi ile üstesinden gelinir. Aileler yalnıizlıiklarıinıi çocuklarıinıi yakıinlarıi ile evlendirerek çözebilirler… Bu sayede dağgıilmaktan ve çözülerek kaybolmaktan kurtulurlar.Türk tarihi hep bu geleneğge sahip çıikmıişs, bazıi odaklarıin telkiniyle maalesef birbirlerinden uzaklaşsmıişslardıir.
Sonuçta şsu çıikıiyor karşsıimıiza: İInsan sosyal bir varlıiktıir… Sayıisıiz ihtiyacıi vardıir… İIhtiyaçlarıinıi orda burada serserice değgerlendirmektense ailesiyle karşsıilayabilir… Aileler ancak bol ve fazla sayıida çocuklarla tam anlam kazanıirlar… Çocuklar büyükleri ile yetişsirler… Ve genişs aileler her zaman sıikıi bağglarla dünyaya daha rahat uyum sağglamıişs mutlu olmuşslardıir.


ŞSimdi size bir baba kıissasıi anlatacağgıim. Ama bu baba, sıiradan bir baba değgil, padişsah bir baba; Cennetmekân Sultan Abdülhamid Han.Sultan Abdülhamid Han'ıin huzurlu bir aile hayatıi vardıi. Hem pâdişsah hem de örnek bir aile reisiydi. Çocuklarıi çok severdi. Onlarla ilginmeyi, baba şsefkatini göstermeyi ihmal etmezdi. Bir evladıinıin yanarak vefatıi ve başska bir çocuğgunun da hastalıiğgıinıin teşshis edilemeyerek ölümü kendisini çok üzdü. Bunun üzerine "benim çocuğgum kurtulamadıi, kimbilir fakir fukaranıin çocuklarıina nasıil bakıilıiyor. Hiç olmazsa bir hastahane yaptıiralıim da benim gibi birçok babalarıin kalbi yanmasıin" diyerek "Hamidiye Etfal Hastahanesi"ni bugünkü adıiyla "ŞSişsli Çocuk Hastahanesi" ni kurdu. En seçme doktorlarıi orada görevlendirerek Almanya'dan en gelişsmişs cihazlarla hastahaneyi donattıi. Böylece birçok baba yüreğgi yanmaktan kurtulmuşs, kendisine dua etmişslerdir.Anne ve babalarıimıiz bizim dünyaya gelmemize sebep kıilıinan iki kiymetli varlıiğgıimıizdıir. Bundan dolayıi Allâh (c.c) Kutsal kitabıimıizda kendisine imandan sonra anne-babaya itaat etmemizi emrediyor. Baba ve anneye bu duygusallıik ve merhameti ihsan eden Yüce Rabbimiz Allah (c.c) kitabıimıiz Kur´ an-ıi Kerim’de (İIsra Sûresi Ayet 23 - 24 ) şsöyle buyuruyor; „Rabbin sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıiza da iyi davranmanıizıi kesin bir şsekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanıinda yaşslanıirsa, kendilerine „ ÖFF „ bile deme; onlarıi azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Onlari esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve „ Rabbim! Küçüklüğgümde onlar beni nasıil yetişstirmişslerse, şsimdi de sen onlara (öyle) rahmet et diyerek dua et.“ (En’am Sûresi Ayet 151 – Nisa sûresi ayet 36) „Allah’a hiç bir şseyi ortak koşsmayıin.. Ana babaya iyilik edin“Yüce Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V.) de Hadis-i ŞSeriflerinde „ Anne babasıinıi râzıi eden Allâh’ıi râzıi etmişs olur. Anne babasıinıi kıizdıiran Allâh’ıi kıizdıirmıişs olur. (Camıiu’s Sağgıir = 3/3553) Size en büyük günahlarıi bildireyimmi? Allâh’a şsirk koşsmak ve Anne babayıi incitmektir. (Buhari) Annesi Babasıi hayatta iken cenneti kazanamayanlarıin haline şsaşsarıim“ buyuruyor. Demek ki Dinimiz İIslâm bu konulara o kadar önem veriyor. Yazıimıizıi Mikdat Bal kardeşsimizin bu konu ile alakalıi olduğgu için bir şsiiri ile noktalamak istiyorum.Allaâh’a emanet olasıinıiz sayıin kardeşslerimSelâm ve Dua ileOrhan AkdağgHannover / Almanya

Anne ve Babaya ’’Öf’’ demek

Anne olduğgu için Anneler övülmüşstür
Anneye âsi olan cennetten kovulmuşstur

Öf bile demek haram delil var Kur’an-da
Ku’ran rehberimizdir, her mesele var onda

Derki Allâh’tan başska ilâh edinmeyiniz
Anne ile babaya öf bile demeyiniz

Onlar bizi küçükken şsefkâtle beslemişsti
En tatlıi dilleriyle bizlere seslemişsti

Varlıiğgıimıiza sebep olan Anne ile babadıir
Onlara öf diyenler Hak indinde kabadıir

Onlarıin bizim için çektiğgi çok zahmet var
Babalarda ciddiyet Annelerde rahmet var

Yemedi yedirdiler bizlere kanat gerdiler
Ah evlâdıim büyüsün adam olsun derdiler

Ayaklar altıinda cenneti serdi Allâh
Duayıi alanlara bereket verdi Allâh

Mikdat der saygıimıizıi hiç eksik etmeyelim
Anne ve babamıiza öf bile demeyelim.
------------------------------------------------------------
Tarih 18.06.2006 Konu Basligi Havadaki kuşsa bak" taktiğgi = Futbol

 Sayıin Kardeşslerim bu yazdıiklarıim okununca sakıin benim futbol karşsıitıi falan olduğgum anlaşsıilmasıin.Ben sadece bu büyük insan selini futbol ile meşsgul ederken birilerinin deveyi hamudu ile yutama oyunlarıina dikkat çekmek istiyorum..

ŞSu sıiralarda içinde yaşsadıiğgıim Almanya bu futbol ile çalkalanmakta her yer bayraklarla donatıilmıişs adeta bir karneval havasıi esmektedir.

Peygamberimizin ( s.a.v.) "Sağglam kafa sağglam vucutta bulunur" ilâhi Hâdis-i şserif-inden yola çıikarak spor yapmak, ata binmek, koşsmak ve hatta yüzmek kutsal dinimizin emirlerindendir. Malesef bügün bu spor dalıi üzerinden büyük paralar kazanıilmakta adeta bir büyük Holding gibi çalıişsıilmaktadıir. Bir Futbolcunun bir buçuk saat futbol oynamasıi karşsıilıiğgıi milyonlarca Dollar ve Euro almasıi başska ne ile izah edilebilir. Elbette bundan geçimini temin edcekler bu doğgru ama bu bir buçuk saatte yedi sülalereine yetecek miktarda para almalarıi normal değgildir. İInsanlıik için büyük işs sahasıi açmak ve insanlıik için güzel ve faydalıi bir buluşs bulmak gibi ameller ve bu yolda kazanıilan paralara hiç kimse bir şsey diyemez ve karşsıi olamaz. Yina iki cihan önderimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) "İInsanlarıin en hayıirlıisıi insanlara faydalıi olanıidıir" ilâhi emri ile bu işsi perçinlemektedir.

Çağgdaşs dünya yönetecilerinin insanlarıin zihinlerini uyuşsturmak, eleşstirilmelerini engellemek, sorgulamayan ve düşsünmeyen kitleler oluşsturmak için kullandıiklarıi taktikler vardıir. Mesela, "Havadaki kuşsa bak" taktiğgiyle işsi bitirmek bunlardan biridir...

Nedir " Havadaki kuşsa bak" taktiğgi..

İInsanlarıin ilgilerini, alakalarıinıi başska yöne kaydıirma, üzerinde tartıişsıilmasıi gereken noktalarıi gözden kaçıirmaya, gizlemeye çalıişsma, ön planda insanlarıi başska konu üzerinde düşsündürürken ve meşsgul ederken arka planda minareye kıilıif uydurma stratejileri..Toplumu afyonlama konusunda uzman olanlarıin her devirde kullandıiklarıi uyuşsturucularıin birisi de futboldur. Yan etkenleriyle de birlikte çok büyük bir sektör olan milyarlarca ıinsanıin merakıinıi celbeden bu oyun dünyada şsu an için geçerli en büyük çağgdaşs afyondur. Dünya medyasıi bu işs için tam biçilmişs bıir Kaftandıir adeta . Baksanıiza bütün kanallar (istisnalar hariç) birbirleri ile yarişs yapmaktadıirlar. Aslıinda hepsi de aynıi yerden ve aynıi elden idare edilmektedirler. Bir Maç ânıinıi spikerler o kadar heyacanlıi ve dikkat çekici vermektedirler ki futbol hastaslıiğgıina kendini kaptıirmıişs irâdesi zayıif olan ve meselenin iç yüzünü bilmeyen insanlar kendilerinin öyle bir psikolojik ortama girdiklerinden haberdar bile değgildirler. Kıisacasıi insanlarıin ağgzıina konuşsulacak, tartıişsıilacak adeta bir sakıiz verip, gözden ve gönülden uzakta işs bitirme planlarıi v.s..

Hatta o heyecan esnasıinda " Yâhu evin yanmaktadıir" dense bile aldıiramayacak durumdadıirlar. Bir Hoca vaazıinda anlatmıişstıi; Adamıin biri böyle bir Futbol seyrederken yanlarıindan bir cenaze geçmişs, cenazeyi görünce adamıin biraz üzülmüşs ve üzüntüsü yüzünden belli olmuşs. Yanıindaki arkadaşsıi demişski " Gâliba vefat eden tanıidıiğgıinıiz biri üzüldüğgünüzden belli oluyor " adam fazla umursamamıişs ve "Evet, vefat eden 40 yıillıik aynıi yastıiğga başs koyduğgum eşsimdi" demişs.

1936 - 1976 yıillarıi arasıinda İIspanyayıi 40 sene zorbalıikla ve uyuturarak yöneten Diktatör Franco'ya bir arkadaşsıi son zamanlarıinda sormuşs ve " Yâhu Franco eskiden insanlar bir şsey bilmezler ve eski Krallar ve diktatörler ölene kadar kral olarak başsta kalıirlardıi sen şsimdi bu asıirda ve bu zamanda nasıil 40 sene ispanyayıi idare edebildin?" demişs. Franco'nun cevabıi bizim bu yazdıiklarıimıizıi aynen doğgrulamaktadıir. Franco " Benim adıim Franco, ben insanlarıi onbinlerin siğgdıiğgıi beşsiklerde bu işsi 40 sene götürebildim onlarıi Futbol, Festival ve Final gibi şseylerle uyutup oyaladıim" demişs.

Yine yeri gelmişsken şsöyle bir fıikra anlatıilıir. Hıirsıizıin biri gece bir evin kilidini demir testere ile keserken komşsu tesadüfen görüp "hemşserim ne yapıiyorsun" demişs. Hıirsıiz ise " keman çalıiyorum" demişs. Komşsu tekrar sormuşs " Ama bu kemanıin hiç sesi çıikmıiyor ki" dediğginde kurnaz hıirsıiz " onun sesi yarıin sabah çıikar" demişs. Tıipkıi bunun gibi bu Futbol vesilesi ile döndürülen dolaplarıin perde arkasıi belki bu futbol sona erince anlaşsıilacak fakat atıi alan üsküdarıi çoktan geçmişs olacak veyahutta hiç ortaya çıikmayacaktıir. İIşste Almanya da alıinan ve alman tarihinde ilk defa bu kadar büyük bir oranda ( % 3) % 16' dan % 19'a gelir vergisini (Mehrwertsteuer) yükseltmeleri bu oyunun sadece bir örneğgidir. Daha ne gibi dünyada dolaplar döndürülmekte belli değgildir. .Hıirsıizıin dediğgi gibi sonradan (belki de) ortaya çıikacaktıir. Velhasıil bu büyük vurgundan , bunu planlayanlar milyarlar, oynayanlar milyarlar alıirlarken esas bunlara destek olanlarda hava almaktadıirlar. Futbolu bir spor olarak bir heyecan aracıi olarak görelim, ama yukarıida da belirtmeye çalıişstıiğgıim gibi uyutulmayıip meselenin arka planıinıi da daima göz önünde bulundurup uyanıik olalıim. Top' un " içi meşsin dişsi deri / arkasıinda koşsar 22 serseri / bir ileri bir geri / işste topun zaferi".

Allâh'a emanet ve uyanıik olun

Selam ve Dua ile